Cennet Krallığı ve Yeryüzü Cenneti!

Cennet Krallığı ve Yeryüzü Cenneti!  

Taliban, Afganistan'da iktidara getirildiğinde bir nevi "Cennet Krallığı" kurma sözü verdi. Ama olmadı. Onu iktidara taşıyanlar 2001 yılında iktidardan indirdi. Taliban ve El Kaide gerekçesiyle Afganistan'ı işgal eden ABD ise, ülkeyi bir çeşit "Yeryüzü Cenneti" yapmayı taahhüt etti. Beş yıl geçti, ülke çok daha kötü duruma düştü. Taliban'ın devrilmesine karşı çıkmayan, bir şans veren aşiretler, silahlarıyla birlikte dağlara gönderdikleri Taliban savaşçılarını geri çağırdı.

Yeniden Cennet Krallığı denemesini başlattılar, Taliban saflarına geçtiler. Çünkü ABD'nin vaat ettiği cennet, cehenneme döndü. Afganistan'ı ele geçirmenin, Kabil'e yerleşmenin yolu tarih boyunca hep Kandahar'dan geçti. Taliban, bu tarihsel geleneği izliyor şimdi. Kandahar üzerinden Kabil'e yürüyor. Bu sefer, Çin'in, Rusya'nın silahlarıyla. Taliban ve Afganistan üzerinden ABD-Çin savaşı, NATO-Rusya savaşı başladı.

Bunu neden hatırlattım? Şundan: Irak'taki durum, giderek Afganistan'daki bu güç mücadelesine dönüşüyor. Afgan direnişini Sovyetlere karşı destekleyenler, para ve silah verenler, şimdi bu güçlerin para ve silahlarıyla yüzleşiyor. 1980'lerden sonra Soğuk Savaş'ın en kanlı cephesinde direnişçilerle birlikte mücadele verenler, şimdilerde yeniden sahneye iniyor. Ve en önemlisi de, aynı yöntem bu sefer Irak'ta denenmeye çalışılıyor.

Önce kısa birkaç bilgi aktaralım, sonra asıl konuya girelim.

Suudi Arabistan, İran nüfuzuna karşı, Irak'taki Sünnilere destek vereceğini açıkladı. Riyad'a göre, ABD çekilirse Şiiler Sünnileri katledecek, bir nevi etnik temizlik uygulayacak.

ABD ile üç büyük Sünni direnişçi grup, (Ensar-ı Süne Ordusu, Irak İslam Ordusu ve 1920 Devrimi Tugayı) yaklaşık bir yıldır görüşmeler yapıyor. Zalmay Halilzad'ın yürüttüğü bu görüşmelerin temel hareket noktası, Şii militanları sınırlamak, Sünnilerle işbirliği, İran nüfuzunu daraltmak. Amman'daki görüşmelerden şu ana kadar sonuç çıkmadı. Ancak görüşmelerden hemen sonra ABD, direnişçileri "teröristler" olarak değil, "milliyetçi Iraklılar" olarak tanımlamaya başladı.

Suudi Arabistanlı 30 dini lider, Irak'ın "Şii-Haçlı ittifakı" işgali altında olduğunu açıkladı ve Sünnilere destek çağrısı yaptı. Mezhep krizinin 1 milyon 800 bin Iraklıyı yerinden ettiğini, Sünnilerin büyük tehdit altında olduğunu duyurdu. Onlara göre:

Irak bir çeşit SAVAK (Şah zamanının CIA kontrolündeki İran istihbarat teşkilatı) ülkesi oluyordu. Irak'ta 50 bin İran askeri vardı ve Bedir Tugayları'nı kontrol ediyordu. Binlerce insanın ölümünden sorumlu "Ölüm Mangaları" işte bunlardı. Ayda beş bin kişinin öldüğü iç savaşta ölenlerin yüzde 80'i Sünni idi.

S. Arabistan, Ürdün ve Mısır'ın öncülük ettiği yeni Sünni Blok, açık biçimde İran'ın bölgesel hegemonyasına karşı cephe alıyor. Bu güçler, Sünnilere destek vereceklerini ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'ye net bir şekilde ilettiler.

Şimdi asıl konuya gelelim: S. Arabistan'ın Washington Büyükelçisi Prens Türki el Faysal, 11 Aralık'ta aniden görevinden ayrıldı. Ayrılacağını sadece ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rica'a bildirdi.

Görünüşte hem ABD hem de Suudi yönetimini şaşırtan bir gelişmeydi bu. Arap basını, ani istifayı manşetlerden verdi ama kimse nedeni hakkında bir yorumda bulunamadı. Bazılarına göre sağlık sebeplerinden, bazılarına göre ailesiyle ilgilenmek için, bazılarına göre Dışişleri Bakanı olmak için ayrılmıştı. Bazıları ise, Türki el Faysal, 14 aylık görevine Suudi-ABD ilişkilerini rayına oturtmak için başladı, başaramayınca da istifa etti.

Bunların hiç biri bana inandırıcı gelmedi. Neden mi?

Türki el Faysal'ın kimliği çok önemli. 1980'lerde El Kaide ile yakın işbirliği içinde olan, Suudi istihbaratını yöneten, ABD'nin El Kaide dosyası hakkında çok önemli bilgilere sahip olan, ABD-Pakistan-S. Arabistan'ın ortak Taliban projesinin mimarlarından biriydi o. Pakistan eski istihbarat başkanı Hamid Gül ve Türki el Faysal bu örtülü projelerin iki kritik adamıydı.

İstifanın Irak'la ilgili olduğunu, Irak'taki Sünnilerle bağlantılı olduğunu, ABD-S. Arabistan arasında Sünniler üzerinde yeni bir girişimin gündemde olduğunu düşünüyorum. Ve soruyorum: 1996'larda iktidara getirilen Taliban gibi, Irak'ta da ABD-Suudi Arabistan ve bölgenin Sünni ülkeleri arasında yeni bir yapılanmaya mı gidiliyor?

Irak'ın Taliban'ı mı kurulacak? Afganistan'da Cennet Krallığı ve Yeryüzü Cenneti rüyaları görülmüştü. Şimdi Irak'ta da "Yeryüzü Cenneti" için bir serap mı hazırlanıyor? Yeni dönemin koordinatörlüğünü Türki el Faysal mı yürütecek?

Taliban temsilcileri İstanbul'da

Daha önce ertelenen Sünni liderler toplantısı dün ve önceki gün İstanbul'da yapıldı. Türkiye'nin organize ettiği toplantılara katılan Iraklı Sünni liderlerin büyük bölümü, mezhep krizine vurgu yaptı, Irak'taki kaosun sebebi olarak özellikle İran'ı hedef gösterdi. Haris ed-Dari gibi bazı isimler ise, "Sorun Şii-Sünni ya da Kürt-Arap sorunu değil. Sorun işgal sorunu" gibi krizin gerçek mahiyetini ortaya koyan önemli sözler söyledi.

Ama çok önemli bir gelişmeyi daha burada not edelim. Türkiye'nin organize ettiği iki günlük toplantıya Taliban temsilcilerinin de katılması, size göre ilginç değil mi? Afganistan ve Irak'ta çok şey değişecek gibi…

 

İbrahim Karagül

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !